AHLAKI ISKALADIK

HARUN ŞAHİN

ahlaki-iskaladik

Yazık ki günümüzde neyin nasıl olması gerektiğinden ziyade nasıl olmaması gerektiğini öğreniyoruz. Yaşananlar ve yaşadıklarımız iyi örneklikler değil kötü örneklikler teşkil etmeye devam ediyor. Buna mukabil iyi örnekleri geçmişin hikâyelerinden öğrenmeye çalışıyoruz ama öğüt verenin öğüdünü bizatihi çiğnemesi gibi ironik hatta yaralayıcı durum burada da kendisini gösteriyor. Güzel örnek teşkil etmesi beklenen anlatılar sosyal hayatta karşılık bulmuyor, tecrübi örnekliğin önemi ve eksikliği kendisini gösteriyor. Bilhassa ahlak sorunu bizim asli problemimizdir.

Öncelikle, derine inmeden temel ahlak tanımlamasına bakacak olursak şunu görüyoruz: Bir kişinin iyi veya kötü olarak nitelendirilmesine sebep olan manevi değerleri, huyları ve bunların tesiri ile ortaya koyduğu davranışların bütününe ahlak denir. Veya mutlak olarak iyi olduğu düşünülen veya belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü, gibi çeşitli tanımlamalarda bulunabiliriz lakin temel ve yüzeysel olarak bakacak olursak ahlakın güzeli, iyiyi ve faydayı aradığını anlamamız zor olmasa gerek. Niyetim ahlak konusunda felsefi yorumlara ve tartışmalara girmeden hayatımızdaki yerine ve önemine küçük anekdotlar düşmektir.

Yukardaki basit tanımlamalardan anlayacağımız üzere ahlak kavramının konusu yalnızca kadın erkek ilişkilerinden ve kadınların giyimlerinden müteşekkil olamayacak kadar geniştir. Ayrıca otobüste büyüklere yer vermeme ve argo konuşmayı da bir hayli aşacak kadar geniştir. Böyleyken ahvalimizden rahatsızlık duyanların bu konuya saplanmış olmaları aşılması güç bir problemdir. Şöyle ki rahatsızlık duyulan bu tür olgular eksikliklerimizin sonuçlarıdır daha ziyade.  Böylesi, gözle görülen problemlerin önüne geçilince daha ahlaklı bir topluma mı erişeceğiz? Elbette bunun cevabı tam anlamıyla evet olamaz. Çünkü ahlaksızlık veya kötü ahlak olarak kastettiğimiz sorun hayatın birçok alanına sirayet etmiştir. Eğitimimizde, siyasetimizde, ticaretimizde, iş hayatımızda, medyamızda, kişisel ilişkilerimizde ve toplumsal davranışlarımızda kendisini göstermektedir.

Bunların okulla aşılmadığı aşikârdır. Defaatle şahit olduğumuz üzere iyi bir mühendis olmak ve iyi bir doktor olmak veya öğretmen olmak insanı ahlaklı kılmıyor. Kişisel hırsları karşısında görevlerini kötüye kullanan insanların nelere sebep olduklarını biliyoruz. Doğal afetler, ve maddi imkanlar bizlere mühendis ve müteahhitlerin kalitesini, ruh sağlığımız mimarların kalitesini gösteriyor. Haber alma kaynağından ziyade her türlü kepazeliği yapan medya organları, okumuş insanlardan oluşuyor. Medyanın güç devşirmek adına yandaşlık ve düşmanlık gütmesinden rahatsızlık duymalıyız. Doğru ve ahlaklı haber akışını talep etmeliyiz. İş arayan insanların çalışarak bir yerlere gelmek yerine yalaka birer ahlaksız olmalarından ve insanların bu duruma düşürülmesinden utanmalıyız. Yalan söylemek ne zamandan beri sıradanlaştı, ticarette aldatılmayan var mı? Yediklerimizin yasal ama sağlıksız olması ne ile açıklanabilir?

Yasal olan ahlaklı olan mıdır? Tecrübeyle sabittir ki yasal olan her şey ahlaklı değildir. Yasal olan meşrulaştırılandır. Bir şeyi meşrulaştırmanın ise türlü yoları vardır ve en etkilisi yasal olmasıdır. Mesela asgari ücret meşrudur ama ahlaki ve helal midir sorusu, asgari ücretli bir çalışanın üstünden emek sömürüsü yapanlar düşünülünce cevap bulmaya başlar. Güçlünün haklılığı sorunu hayatın her alanında kendisini göstermektedir. Patrondan çalışana, devletten vatandaşa, arabası olandan yaya olana, rüşvet verenin rüşvet vermeyene… Vergi verilince yasallaşan ahlakileşmiş olur mu?

Gördüğümüz üzere yasalar ve kurallar güzel ahlakı sağlayamamaktadır. İhtiraslar karşısında tüm kurallar mağlup olmaktadır ve ahlaksız bir kitleye dünüşüyoruz. Yüksek sınav puanları, makam ve mevkiler bizi daha ahlaklı kılmamaktadır.  O halde yeni yöntemler bulmalıyız. Teorik, hayattan kopuk, karşılığı olmayan öğütlerin, hikayelerin ve dinin toplumun inşasında bir rolü olamamaktadır. Unutmamaliyiz ki peygamber Kuran’ın pratik karşılığıydı ve İslam’dan önce ahlaklı oluşuyla bilinirdi. Güzel ahlakı dinini, dini ahlakını beslemekteydi. Ahlakla karşılıklı olarak birbirlerini besleyen ve mutlaka fiili karşılığı olan, güzel ahlak üzere yaratılan insana değen yöntemler ve örnekler bulmalıyız. Kurala uyduğu için ahlaklı olmaz bir fiil, vicdana değiyorsa ahlakidir. Bizim zeki insan değil kaliteli insan problemimiz vardır. Ahlakli bir toplumun inşası için öncelikle kendimizden ve ailemizden başlamalıyız.

Bunu da okuyabilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>