KALEM VE İNSAN

ÖZCAN SARIER

Selamun aleyküm gönül dostları… Ukba Dergisi adıyla “ES-EV Vakfı” önderliğinde internet ortamında siz dostlarla buluşmaya karar verdik. Hayırlı ve daim olur inşallah. Malumunuz, amelin hayırlı ve daim olanı makbuldür yüce Rabbin katında.

Biz buluşmaya “vuslat ”diyoruz eskimeyen, kadim dostların lisanıyla. Vuslat için kalemi vesile kıldık ilk önce. Neden mi? Çünkü birçok yol vardır vuslata giden.

Yol vardır, vuslat olur kılıçla insana dair. Yıkılır viraneler, imha olur, harap olur bedenler bu vesileyle; rivayet edildiğine göre Hayber kalesinin fethinden önce Hz. Ali eline kılıcını alıp, atına binmiş, dörtnala koşturuyordu kalenin etrafında. Emrini bekliyordu kâinatın efendisinin. Efendimiz hurma ağaçlarından yapılmış çardağının altında Ali’ye bakıyordu tebessüm ederek. Çağırdı yanına Hz. Ali’yi. Ve dedi ki:

Ey Ali: “Senin vasıtanla Allah Teâlâ’nın bir kişiye hidayet vermesi, senin için üzerine güneşin doğup battığı her şeyden daha hayırlıdır.” [Taberani]

Yol vardır, vuslat olur zevk-i sefayla insana dair. Şehvet olur, nefsaniyet olur alçalır yüce ruhlar. Ahsen-i takvim olan insan esfel-i safilinin seviyesizliğine düşer bu vesileyle. Akıl ve vicdan devreden çıkar. Duygular ve arzular yönetir insanı. İnsan dediğin değerleri ve inançlarıyla kıyam halindedir. Yoksa hayvanlardan ne farkımız kalır bu âlemde.

“Biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.”(Tin suresi,4.5.ayetler)

Yol vardır, vuslat olur kalemle insana dair. Rivayet odur ki, “yaratılanların ilkidir kalem” yeryüzünün de ilk şahididir. Kalem levh-i mahfuz’daki yüce kitabın şahididir. Yani hiçbir program yokken, ezeli ve ebedi programın ilk şahididir.

“Şahid olsun kalem ve onun yazdıkları.” buyuran yüce Allah, kalemi en büyük eserin vuslatı kılmıştır insana dair. Kalem; akla, vicdana ve umrana giden en önemli yoldur. Cehaletin karanlığından kurtulup, umran medeniyetini tesis etmek, tarihin karanlıklarını aydınlatıp, maziyi örten yoğun hurafe ve efsane bulutlarını dağıtmaya çalışmaktır… Böylece zirvelerde yaşayabilmektir insana dair…

Kalem en büyük hazinedir. Güçtür; omurgalı olmak, dik durmaktır şu yüce âlemde. Fikri bilgiyle oluşturmaktır. Korkusuz olmaktır. Korkuların esiri olmamak, zilletine düşmemektir. Rıza ve itaat bağlamında tek, Allah’tan korkmaktır.

“Allah’tan ise, O’nun kullarından ancak ilim sahipleri saygı ile korkarlar.” (Fatır, 28.ayet)

Kalem, “Ya hayır konuşun, ya da susun” diyen Hz. Peygambere, insan ve umrana dair konuşmanın zillet ve eziyet olduğu demlerde vasıl olabilmektir gönüllere ve vicdanlara. Meryem orucunun gerektirdiği demlerde izzetli ve onurlu duruşun adıdır kalem.

Kalem, asla ihanetin ve imhanın aracı değildir. Kalem belki muhalif duruşun, ama adaletin, ihyanın ve inşanın adıdır.

Niyetimiz “Kalemden kelâma” bir yol bulabilmektir insana dair. Yoksa kelâm çöplüğüne dönüşen bu arzda, vuslatı insan, akıbeti ukba olmayan hiçbir söz bizim ahlâkımız değildir vesselam.

Selam ve dua ile…

Bunu da okuyabilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>